Cennet yamaçlarının yakışıklı delikanlısı “Erol Atmaca”

Güler yüzlü, hoşgörülü, beyefendi bir insandı. Merhaba diyenin bir daha merhaba demek için an kolladığı, muhabbet halkasına dâhil olanların her gün çoğaldığı, insanı sesiyle bakışıyla, musafahayısla kendisine çeken bir gönül adamıydı Erol Atmaca.

İbadetlerine son derece önem gösterirdi. Gençliğe ve gençliğin şuur çerçevesinde yetişmesini arzuladığı için, ömrünün son günlerine kadar Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şubesi Ortaöğretim Komisyonundaki görevlerinden hiç ayrılmadı. Hastalığının en şiddetli zamanlarında bile fırsat buldukça AGD İl Merkezine uğrar, gelişiyle her yere neşe katardı.

Allah vergisi güzel bir sesi vardı. Anadolu Gençliğin kamplarında bir gece yarısı derinden ve etkileyici bir ses tasavvuf müziğinden, yürekleri titreten marşlarımızdan yahut sanat müziğimizden bir nağme duyarsanız bu mutlaka “Erol Ağabey’in sesi” derdiniz.

Fatih / Balat bölgesi Milli Gençliği içinde ayrı bir yeri vardır Erol Ağabey’in… Ferizli’deki Cenaze defin merasiminde Balat Gençliğinin döktüğü gözyaşlarına şahidim…

Erol Ağabey, en son ameliyat olduğunda Bezmi Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatıyordu. Necip Fazıl Aksoy, Feridun Özbek, Yunus Emre Akkuş ve Muhammed Emin Topsakal’la birlikte ziyaretçisi olduğumuzda biraz geç kaldığımız için hastaneye almamışlardı. Telefonla irtibata geçtik. Beş dakika sonra sanki hasta olan kendisi değilmiş gibi güler yüzü ile aşağı inmiş bizimle hastane bahçesinde görüşmüştük. (Fotoğraf o gün çekilmiştir)

Hastaneye çok kez ziyaretine gitmek nasip oldu. Odasında yahut yan odalarda kalan hastalarla kurduğu diyalogu gören adeta hasta olup orda yatmak istiyordu. Erol abi, Erol kardeş, Erol oğlum… Baktığı her yerde, tebessüm provası attığı her yüzde yeni çiçekler açıp bulunduğu ortamı çiçek bahçesine çevirmişti Erol Ağabey…

Ailesine çok bağlıydı… Eşi hanımefendi için “hakkını ödeyemem, çok sıkıntımı çekti” derdi. Oğlunu çok severdi. Kabuğuna sığmazdı yaramaz… Babasının gözbebeğiydi Ubeydullah…(ismini yanlış hatırlıyor olabilirim) İstanbul’dan birkaç günlüğüne ayrılacak olsa aklına geldikçe gözleri dolardı Erol Ağabey’in…

Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve İsmailağa Cemati Lideri Mahmut Ustaosmanoğlu ile manevi bağlarının ne denli güçlü olduğunu bilmeyen yoktu. Sohbetleri asla kaçırmaz, mutlaka notlar alır, zaman buldukça bu notlarını paylaşmaktan geri durmazdı.

2006 yılı Fetih Şöleni yapılmadan günler önce yine Vakıf Gureba’da yatıyordu. Ali Sami yen Stadyumu tıklım tıklım dolmuş, gerekli terbiler alınmış programın başlaması için Milli Görüş Lideri Prof.Dr.Necmettin Erbakan’ın gelmesi bekleniyordu. Tam bu esnada kapıda görevli bir kardeşimiz, hastane kıyafetleri ile bir kişinin stada girmek istediğini söyleyince aklımıza Erol Atmaca’dan başkası gelmemişti. Fetih Şöleni öncesi ikinci ameliyatı gerçekleştirilen Erol Atmaca (35) Ağabey, yattığı hastanenin doktorlarını ikna ederek ‘Fetih ve Gençlik Şöleni’ne katılmıştı. Hocamızı rahatlıkla göreceği bir yerde kendisine bir sandalye ayarlayarak oturtmuştuk. “Hayırdır Ağabey, nedir seni buraya getiren güç?” diye sorduğumda “Hocamızı bir daha bu tür bir atmosferde göremeye ömrüm vefa etmez belki. Doktorlarıma ‘bu programa katılmam benim sağlığım için çok olumlu neticeler verir’ diyerek ısrarlarım neticesinde buraya geliş izni aldım. İyi ki gelmişim, inanın buradaki duygu sağanağı ve muhteşem tablo benim için on ameliyata bedel oldu” demişti. Erol Ağabey, hastalığının başladığı günlerde de AGD deki çalışmasını aksatmaz “Başka türlü şehit olacağımız yok, belki bu şekilde Allah’ım canımı alır da şehitleri ile birlikte haşreder” derdi.

Erol Ağabeyle ilgili yazılacak çok hatıra var… Paylaştığımız çok an ve anı var…
En son vefatından birkaç gün önce ziyaret ettiğimizde sadece işaretlerle derdini anlatan Erol Ağabey, herkesi dışarı çıkmasını söylemiş, iki eliyle ellerimi tutup olanca gücüyle sıkmıştı….
***
Sen gideli üç yıl oldu Ağabey
Seni son ziyaretim vardı! Güzel kokunun sindiği Hastane odanda elimi tutup, “Hocam canım yanıyor, n’olur dua et!” Dediğin yüz ifadeni, içime işleyen sesini, elinin soğukluğu tenimi üşütse de içimi yakan sıcaklığını…

Ağabey, sen canını Sevdiğine ısmarladın!
İnsanın kendisiyle aynı dili konuşan başka kimi gelir ki dünyaya…
Sen, benden bir parçayla gittin Ağabey…
Meleklere söyle! Sana iyi baksınlar…

Hazan Mevsimi / 17.07.2009

Reklamlar

Bir Yanıt to “Cennet yamaçlarının yakışıklı delikanlısı “Erol Atmaca””

  1. Besinci Mevsim Says:

    Rabbim, agabey`imizi cenenti ile sereflendirsin ! (Amin)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: