Kamusal İman

Yıkma Gönül Kabesini... Yapan Bulunmaz!
İnsanın gönlü “kamusal alan”dan değildir.
İnsanın “harim”idir.
Dokunulmazlık alanıdır.
“Gönül ferman dinlemez” demek, “beşer fermanları dinlemez” demektir.
“Her kimse kendi âleminin pâdişahıdır”.
Ne Süleyman’a esiriz, ne Selim’in kuluyuz / Kimse bilmez bizi, bir Şâh-i Kerim’in kuluyuz.”
Akıl; bize, O Şâh-i Kerim’i sevmemizi ve gönül tahtını ebediyyen O’na sunmamızı öğütler. O Şâh-i Kerim, Hayy’dir, bize hayat veren odur. Şu halde gönül tahtını O’na ebediyyen ve kayıtsız-şartsız veren kimse akla uygun davranmış olur. Sen çık aradan, hanesini sahibine ver / Elbet gelir ıssı (sahibi) evine sen savulunca (Lâmekâni Huseyn)

Kimse dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanmamalıdır ve dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanıp suçlanmamalıdır. (Anayasa, M.24/3). Lâ ikrâhe Fid-dîn. (Dinde dayatma olmaz. Bakare, 2/256)

Dayatma olursa, “takıyye” ruhsatı devreye girer. Ammâr İbn Yasir’e Yüce Sevgili’nin bu ruhsatı verdiği mâlûmdur.

Ancak, “takıyye”, meşru müdafaa şartları içinde, ciddî bir tehlike söz konusu olduğunda caizdir. Menfaat sağlamak için takıyye yapılmaz. Menfaat sağlamak (celb-i menafi’) için takıyye yapan, gönül evine, “harim”ine dönerek Sevgili’ye kavuşmak isteyince, gönül evini Sevgili’den yoksun bulur. Daha da kötüsü: gönül tahtında bir “ciğeri beş para etmez”in kurulduğunu da görebilir. Evvel koma kim sonra çıkarması güç olur / Şeytan çerisi hâne-i kalbe koyulunca (Lâmekâni).

Ey Azizan, demek ki öncelikle özen göstereceğimiz nokta, gönül tahtını Alemlerin Rabbi’ne teslimdir. (Dil enden cihân âferîn bend-o bes! -Sa’di) Bunu yaparsak, gönlümüz Beytullah olur ve Ehlullah sevgisi de gönlümüzde olur. Esasen bizim “Allahım! Ev senindir, buyurmaz mısın?” icabımıza (önerimize) olumlu cevap vererek gönül evimize gelmesi için, önce Ehlullah’ın Ulu’su Yüce Sevgili’ye de çağrı yapmamız gerekir. (Âl-i İmrân, 3/31)

Bu çağrıya da “davetiye tek kişiliktir” kaydı koyarsak, bu edeb dışı davranışımız dolayısıyla, yine gönül tahtımız boş kalır, kapıyı da açık bırakmış veya anahtarı bir düzenbaza emanet etmiş isek, gönül evimizin bir şeytan çerisi tarafından (Fuzulî) işgal edildiğini görebiliriz.

“Davetiye tek kişiliktir” kaydının anlamı, Yüce Sevgili’ye, “bu beyte Ehl-i beyti getirme!” demektir ki katı edebsizliktir ey Azizan, Allah’dan edeb dileyelim. Yoksa akıbeti çetin olur.

Gönül evimizin anahtarını hiçbir düzenbaza teslim etmeyelim ey Azizan, aracı kullanmayalım, Allah’ı ve Ehlullah’ı biz kendimiz da’vet edelim! İblis’in bütün dilediği, bize, hiçbir zaman yerine getiremeyeceği, yerine getirmeye de muktedir olmadığı bir ödünç (Kredi) vaadinde bulunmak, sonra da bizimle bir “para faizsiz / Ev kirasız” anlaşması imzalayarak, düzenbaz aracısına imzalatarak gönül evimizi ele geçirmektir. (Faust-İblis anlaşması).

İman, Sevgililer Sevgilisi’yle bağlantıdır, O’na bağlılıktır. O’nun fermanını dinlemektir. Düzenbaz “şeytan çerisi” aracılığıyla imzalanmış kira sözleşmesinin İblis tarafından dayatılmış “genel işlem şartları”, ‘O’nun fermanı ile karıştırılmamalıdır. “Fermân-i aşka cân iledir inkıyadımız” diyebilmeliyiz. İblis’in elinde kudret yoktur, “imzaladığın sözleşmeyi feshedemezsin! Yoksa seni mahvederim!” ihtarına kulak vermemek gerekir. Çünkü Allah bu sözleşmeyi bâtıl saymış, dolayısıyla hiçbir genel işlem şartına da bağlayıcılık sonucu bağlamamıştır. İblis’e derhal bir “tahliye emri” gönderilebilir.

İblis, “Fermân-i Aşk” genel işlem şartlarının sahtesini pazara sürmüştür. Sevgililer Sevgilisi’ni gönüllere çağırmaya rağbeti önlemek için de, bir de bu sahte metnin “irkiltici şartlar”ına karşı, “ılımlı İslâm” adını verdiği, ikinci bir metin hazırlayıp onu da pazara sürmüş, Sevgililer Sevgilisi’ni gönüllerine çağıranların, sahte metnin “asla kabul edilemez” genel işlem şartlarına karşı, bu “ılımlı islâm genel işlem şartları”nı, “kira kontratosu”nun “özel şartlar”ı olarak Allah’a dayatmalarını istemiştir. Hiç olur mu ey Azizan, mümkün müdür bu?

Ankaa Şikâr-i kes ne-şeved dâm bâz çîn / Ey bi-haber zi- lezzet-i şürb-i müdâm-i mâ! (İlâhi Sevgi’yle sürekli mest olanların hazzından habersiz olan (Şeytan simsarı)! /Tuzağını toparla, Simurg kimseye av olmaz!- (Hafız-ı Şirazî)Hüseyin Hatemi

Reklamlar

Bir Yanıt to “Kamusal İman”

  1. …yazarın yüreğine sağlık. okuyan kardeşlerimize, anlamaya çalışarak, dikkatlice okumalarını ve iyi anlamanalarını öneririm. ben istifade ettim. teşekkür ederim
    Allah razı olsun…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: