Yolcu

 

Ya beni terk et kendine git, ya kendini terk et bana gel. Dönüp dolaşıp,dağ, tepe, bayır, yol aşıp sana geliyorum, yoksun.

Issız, suskun saatlerini akşama devreden günlerde; yorgun, hafakanlı ve uykusuz geceleri sabaha taşıyan yıldızsız gökyüzü terennümleri içime çarpıp dışıma yansıyor. Gerçeği saklamıyorum.

İnsafsız gardiyan edası ile zindanlara attığın mazlumun ahını gökler duyar sen duymazsın.

Ruhunu ruhuma taşıyorum habire. Bir göçmenim, sırtıma vurup sana benzer yanlarımı yükümle yola koyuluyorum. Kaçak yolcuyum, param yok, biletim yok, yerim yok, adresim yok, memleketim yok. Yolculuğumu geçerli kılacak ufacık bir nedene bile uzağım. Yaşamdan saklanarak yorgun düştüğüm günlerden bir gün… Beni al dedim, gel dedim, götür dedim, ya da benimle kal, açığa çıkar gizlerimi. Ben dedim, ben duydum.

Yönüme dönmüşlüğün, semtime bir adım atmışlığın var mıdır? Ya bir gece tedirgin düşlerle yatmışlığın… Gölgesiz yandım, güneşsiz dondum, yağmursuz kurudum, rüzgarsız kavruldum. Yastıklara baş koyup kuş tüyünden yumuşak rüyaların beklentisinden vazgeçmedin ki taş üstünde kalasın.

Akıl almaz yaramazlıklar yapıp kaçtığın nereyedir… Baş koyduğumuz yollarda avare dolaşıyorsun.

Senden sana kaçmak çılgınlık.

Fatma Rana Çerçi

Yedi İklim / “Leblebi Şekeri” adlı yazısından alıntıdır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: