Yedi milyon kerre on birli takım

Her ne kadar buralarda Alman birası içseler de birayı yudumlarken Burhan Çaçan’dan “Yaradana kurban yaradana” dinleyerek hem dili hem de dini bağlarını kuvvetlendirirlermiş.

Mahsun Kırmızıgül: “Allah’ımdan başkasına Allah diye tapmadım ki” diyerek İsa aleyhisselamın peygamber olduğunu, Allahın oğlu olmadığını ima ederlermiş…

Almanya’da siyasetle uğraşan bir dostum anlattı “Bu güne kadar cami için izinler zorlaştırılır, Bar açmak isteyenlerin isteği birkaç günde yerine getirilirdi. Ama üç senedir Bar açmak isteyen bir Türk’ün bu isteğine onun altından kalkamayacağı engeller ileri sürerler ve o da açmaktan vazgeçer.

Sebebini araştırdım. Alman makamlarına göre Barlar, Türklerin asimile olmasını engelleyen etkenlerden biriymiş. Her ne kadar buralarda Alman birası içseler de birayı yudumlarken Burhan Çaçan’dan “Yaradana kurban yaradana” dinleyerek hem dili hem de dini bağlarını kuvvetlendirirlermiş.

Mahsun Kırmızıgül: “Allah’ımdan başkasına Allah diye tapmadım ki” diyerek İsa aleyhisselamın peygamber olduğunu, Allahın oğlu olmadığını ima ederlermiş.

Buna rağmen Hz. İsa’ya tapınmaya devam edenlere Orhan abiden “Kula kulluk edene yazıklar olsun” derlermiş.

Emel Sayın’dan “Çile Bülbülüm Çileyi” dinlerken bardakilerin hepsi birden “Allah” derlermiş.

Emrah’ın “Ay’ı gördüm Allah, Amentü billah, Ne günahım varsa, Afveyle Allah” diyen duasına katılırlarmış.

Mahsun Kırmızıgül’ün “Namaz kıldım, oruç tuttum, bana yobaz dediler” türküsüyle namazı orucu hatırlarlarmış.

Musa Eroğlu’nun:

“Azrail in gelir kendi,

Ne ağa der ne efendi

Sayılı günler tükendi

Yolun sonu görünüyor” Türküsüyle ahirete hazırlık yapmayı düşünürlermiş ve bardan camiye geçerlermiş.

Alman yöneticiler böyle düşünüyorlarmış.

Saygın bir gazeteci beni dinledikten sonra yanıma gelirken “Hoca, neredeyse beni Müslüman edecektin” dediğinde “Hayır, seni Müslüman etmem. Çünkü sen Müslümansın. Sen, şu benim yanımdaki insanla bir akşam otursanız ve sabaha kadar bununla münakaşa etseniz sen, bunun gözünde kıpkızıl kafir olursun ama sen, Alman gazetecileriyle dini konularda münakaşaya tutuşsan sabaha kadar İslâm’ı savunursun” dediğimde “Hocam, ben bunu bu adamlara anlatamadım” demişti.

İnsanların kültürlerini tartacak bir alet olsa, aynı okullarda okumuş aynı dağlarda gezmiş, aynı yollarda yürümüş, aynı türküleri dinlemiş Türkiye’deki sağcı, solcu, futbolcu, derviş, berduş, siyasi, yazar-çizer her ne iseler öyle tahmin ediyorum ki yüzde doksan kültür kabımızın malzemesi aynı çıkar. Geri kalan yüzde onluk bölümde ise Arap, İngiliz, Fransız, Rus, Amerikan etkisinde lafta kalan farklılıklarımız vardır.

Amerika’dan dönen bir ateist Profesörümüz, Öğretim üyesi arkadaşlarına “Gelin hep birlikte Şehadet getirip yeniden Müslüman olalım” der ve gerekçesini anlatır “Adın Ali, Osman, Ahmet veya Ayşe ise elin oğlu senin ateistliğine inanmıyor ve sana terörist muamelesi yapıyor” diyor.

Liberal takım, Sosyalist takım, Ulusalcı takım, radikal İslâmcı takım diye bölmenin anlamı yok.

Sayın Ahmet Altan’ın hutbe yazdığı, İmamlarımızın da Cuma günü okuduğu, Sayın Toktamış Ateş’in 16 Şubat 2007 Cuma günü Cuma namazı öncesinde Topkapı sanayiinde Çinili Camii’de vaaz verdiği bir ülkede yaşıyoruz.

Bu ülkede yetmiş milyondan yedi milyon ayrı takım çıkarılabilir. Her takımın oyun oynayışı, laf edişi ayrı olsa da top atacakları kale aynı.

Kur’an’a, Ezana, Bayrağa düşman olanların kalesine top atarlar.

Mahmut TOPTAŞ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: